4 Ocak 2017 Çarşamba

Akilah Azra Kohen - Fi, Çi, Pi


Destek Yayınları
Fi: 598 sayfa
Çi: 318 sayfa
Pi: 701 sayfa
Puanım: ★★★★☆

   Herkese merhabalar! Uzun zaman sonra yine sizlerle bir blog yorumu paylaşacağım. Ama yazmak benim için kolay olmuyor ve bu konuda çok da iyi sayılmam aslında ama sizlerle fikrimi paylaşmak ve sizin yorumlarınızı okumak benim için daha önemli, bu yüzden elimden geldiğimce kitap hakkında görüşlerimi anlatmaya çalışacağım.

   Gelelim kitabımıza... Bir üçleme kitap serisi olan Fi, Çi ve Pi 2015-16 senesinde revaçta olan kitaplar arasındaydı. Tabi ki ben de merak edip aldım. İyi ki almışım.
Çok severek ve merakla okuduğum bir kitap serisi oldu. Kısaca kitabın içeriğinden ve karakterlerinden bahsetmek istiyorum sizlere. İlk kitabımız Fi, ünlü psikolog Can Manay'ın, güzelliğiyle onu kendisine hayran bırakan Duru'ya olan saplantılı aşkıyla başlıyor ve olaylar zinciri bunu takip ediyor. Can Manay, tüm ülkede sevilen ünlü bir psikolog. Hayatında herşeye sahip: ün, para, kadınlar, başarı... Bir gün evinin bahçesinde dans eden balerin Duru'yu görüyor ve saplantılı aşkı başlamış oluyor. Ana karakterler olmalarına rağmen kitabın başından beri hiç ısınamadım ikisine de. Diğer ana karakterimiz ise Bilge, Can Manay'ın öğrencisi. Annesiz büyümüş ve otistik abisine tek başına bakmak zorunda kalmış, hayat mücadelesini tek başına vermeye çalışmış çok zeki bir kız. Bu küçük kız daha sonra Can Manay'ın asistanı oluyor ve hatta... Evet hattası da var ama bu kısmı okumayan arkadaşlar için yazmıyorum. Benim en sevdiğim karakter kendisi. Bir de çok yakışıklı, yetenekli ve zeki Deniz var, kendisi Duru'nun sevgilisi. Bu yüzden Can'ın önünde kaldırılması gereken zor bir engel. Ve diğerleri: Ali, Göksel, Özge, Sadık, Ada, Göksel, Eti... Özge de ana karakterlerimizden biri. Ama Duru kadar olmasa da ona da ısınamadım. Belki kitapta anlatılan hırsı, özgüveni, ısrarı vs. bana biraz abartı geldiği içindir. Aslında, karakterlere dönüp baktığımda hepsinde bir abartı görüyorum. Bilge çok zeki, Duru çok güzel ve en iyi dans eden balerin, Göksel çok iyi bir balet, Özge çok hırslı, Sadık çok zengin, Can Manay çok başarılı, Deniz çok yetenekli, Ada konservatuvardaki en yetenekli öğrenci... Karakterlerin hepsi 'en'di. İnsan orta halli bir karakter görmeyi özlemiyor değil. :)

   Bunun dışında yazarın amacı kitabı okuyan kişinin kendini sorgulaması, onların çatlama cesaretini göstermesi ve bunu başarılı bir şekilde yapıyor. Okuduğunuz zaman durup uzun uzun sorguluyorsunuz davranışlarınızı, düşüncelerinizi, eylemlerinizi. 
   Ama yine de aşırıya kaçan bazı yerler vardı. Bazı düşüncelerin bu kadar da üstüne bastırılmasını sevmedim. İkinci sevmediğim nokta ise, yazarın bir bölümün sonunda ilerde ne olacağı ile ilgili sık sık bilgi vermesi. Spoiler olmasın diye karakteri söylemiyorum ama bir bölümün sonunda bir karakterin öleceğini söylüyor ve ben acaba 'Ne zaman ölecek bu artık?' diye bekleyip durdum. Bunu önceden söylemeyip, zamanı geldiğinde bizi şaşırtmış olsa daha çok sevebilirdim. 
   Kitaplarda şaşıracağınız gelişmeler de fazlasıyla mevcut. Özellikte Pi'de beni şaşırtan çok fazla olay oldu. Eminim siz de benim kadar çok şaşıracaksınız. Ama kitabın en sonunda yani 'mutlu son' kısmını çok sevemedim, fazla ütopik geldi. Toparlamam gerekirse hikayesi, karakterleri, içerdiği bazı mesajlarıyla kitapları çok sevdim. Yazar büyük bir övgüyü hak ediyor. Kitapları okurken de bilgisinden de oldukça etkilendim.

   Kitapları bitireli aslında uzun süre oldu, anca yazma fırsatı bulabiliyorum. Hatta duyduğum haberlere göre Fi, Çi, Pi dizi oluyormuş! Bunun da kitap yorumunu şimdi yapmamda etkisi oldu. İlk başta bu habere üzüldüğümü itiraf etmeliyim. Bu insanımızı bir nebze kitap okuma alışkanlığından uzaklaştırıyor gibi geliyor bana. Diziyi izleyecek pek çok kişinin belki de kitaplardan haberi bile olmayacaktır. Bir de kitaptan uyarlanan çoğu film ve dizilerin etkisini yitirdiğini, kitaptan uzaklaştığını düşünüyorum. Bir ajansın yaptığı reklam bu konudaki fikirlerimi özetlemek için yeterli  "Bir kitap film olduğunda hikayenin büyük bir kısmı kaybolur."
   
   Umarım bu kitap için olmaz diyeceğim ama bu kaçınılmaz bir son. Kitabı okuyan arkadaşlar az çok tahmin ediyorlardır ama bilmeyenler için gerek içerdiği fazla seks, aldatma ve gerekse sisteme olan eleştirilerinden dolayı çok fazla kısımlar dizide bulunmayacaktır. 

   Çok uzatmadan yorumumu burada bitirip sizinle -çok fazla olmasına rağmen- altını çizdiğim birkaç yeri paylaşıyorum:

✼ Evet, belki de nehrin en güzel manzarası ancak şelalenin en tepesinden görülüyor ama bir sonraki adım daima düşüştür. Hayatta nerde durduğunu iyi bileceksin, neden orda durduğunu unutmayacaksın ve asla duruşunu bozmayacaksın. (Fi)

✼ Ne kadar nedensizdi. Kendi nedensizliği içinde kaybolan birinden daha kötüsü, varoluşun bir nedeni olduğunu bile fark etmemiş olandı. (Fi)

✼ Olmamız gereken şeye dönüşebilmek için küçük küçük darbelere ihtiyacımız vardır. Maalesef darbeler acıtır, büyürken acırsınız. Ama ancak acıyarak kendimizi bulduğumuzu kimse söylemez bize, belki de korkacağımızı sanırlar. Halbuki ruhumuz acıdıkça kabuğumuz soyulur. İçimizdeki güzellik dışımıza çıkana kadar. (Çi)

✼ Başkasının oluşturduğu düşünceyi onaylamak için değil, kendimizinkini oluşturmak için buradayız. anlatılanla değil yaşadıklarınla, araştırdıklarınla anla hayatı. Diğerlerinin felsefesine değil, yaşamın bilimine odaklan ve kendi felsefesini çıkar. Evreni, varoluşu izle, izledikçe nasıl da her şeyin birbirine sımsıkı bağlı olduğunu, makrodan mikroya ya da mikrodan makroya her şeyin aynı etkiye tabi olduğunu anlayacaksın. Anlamak için emek ver... (Pi)

✼ Tesadüf yoktu bu evrende, insan yaşaması gereken her şeyi yaşamalı, hissetmesi gereken her şeyi hissetmeli ve hayatının analizini yapmalıydı, ancak o zaman hayatın onu buluşturmak istediklerine hazır olabilirdi. (Pi)

   Kitabın isimlerinin nereden geldiği merak eden arkadaşlar için de, yazarın kelimeleriyle sizlere aktarıyorum:

✏ Fi, bir bütünün parçaları arasında gözlemlenen, uyum açısından en yetkin boyutları verdiği düşünülen geometrik ve sayısal bir oran bağıntısıdır. Eski Mısırlılar tarafından ve Yunanlılar tarafından keşfedilmiş, mimaride ve sanatta kullanılmıştır. İrrasyonel bir sayıdır ve ondalık sistemde yazılışı; 1,618033988749984...'tür. Göze güzel gelen orantıyı temsil ettiği düşünülür. 



✏ Çi, tüm canlıları birbirine bağlayan, rejenere eden Yaşam Enerjisi. 


✏ Pi, dairenin ortasından dümdüz bir yol gibi geçen bu çizginin dairenin büyüklüğünü belirleyen çevre uzunluğuna oranıydı. Seçtiğin yolun kapsayacağın anlama olan oranı gibi asla değişmeyen bir yanı vardı: 3,141592920... Öğrenilmesi gereken sonsuz bilginin sonsuz rakamıydı Pi... Hayat gibi


Sevgiyle ve kitapla kalın! :)

2 yorum:

  1. Bu seriyi merak ediyorum. Seveni de çok sevmeyeni de. Elimde kitapları olduğu için okuyacağım. Umarım ben seven tarafta olurum.

    Üç kitabı birden anlatmanız çok hoş olmuş. Çok güzel bir yazıydı. Teşekkürler :-)

    YanıtlaSil
  2. İlk kitabı biraz sıkılarak okumuştum ama ikinci ve üçüncü kitap daha kolay bitti,paylaşım için teşekkürler...
    Blogdakicin.blogspot.com

    YanıtlaSil